Kapalıçarşı

İLETİŞİM
Sandal Bedesteni
Sandal Bedesteni

İstanbul'un Tarihi Modern Mekânı

Kapalıçarşı'nın bünyesinde bulunan Sandal Bedesteni, geçmişte Yeni Bedesten (Bedesten-i Cedid) inşa edildikten sonra mücevher ve işlenmiş değerli maden ürünlerinin satışına ev sahipliği yapmıştı. Daha küçük olan eski çarşı da sadece kumaş satışına tahsis edildi. O dönemde burada “sandal” adında çok satılan bir kumaş türünden dolayı bu eski çarşıya da “Sandal Bedesteni” denilmeye başlandı.

1461 yılında yapılan Kapalı Çarşı’nın çekirdeğini teşkil eden bu iki bedestenin geliri Ayasofya’ya verilmek üzere, Fâtih Sultan Mehmed Han tarafından vakfedilmiştir. Sandal Bedesten ismini bir yolu pamuk, bir yolu ipekten dokunan «Sandal» adı verilen ve ticareti burada yapılan kumaştan almıştır.

İsmini aldığı ve sadece hanedana üretilen Sandal Bedesten kumaşı tekrar kendine özgü tezgâhı ile özel olarak üretilmeye başlanmıştır. İçerisinde, halı, deri giysiler, gümüş̧ ve altın takılar, antikalar,hediyelik eşyalarve mücevher satan bolümler barındırmaktadır. Sandal Bedesteni mimari olarak da büyük bir öneme sahiptir; 2 paye ve 20 kubbeden oluşan Sandal Bedesteni kubbe sayısı bakımından Türk mimarisinde, bu çeşit eserlerin en büyüğüdür.

Refi Cevad Ulunay Anlatıyor

"Ne zaman biraz tarih havası teneffüs etmek istersem bizim Sahafları, Kapalıçarşı’yı, Gümüş Bedestenini, Sandal Bedestenini dolaşır, loş kubbeler, tonoz duvarlar, asırlık sütunlarla konuşurum. Geçen gün yine böyle bir arzuya kapılarak çarşıyı dolaştım ve Nuruosmaniye tarafına çıkmak üzere Sandal Bedestenine girdim. Burasının çarşının diğer kısımları ile alâkası olmayan hususiyetleri vardır. Mimari tarzına bakılırsa Fâtih devrinde yapıldığı zannedilir"

"Yalnız muhakkak olan bir şey varsa, yapısında Bizans’ı hatırlatmaz, tekniği, malzemesi itibariyle eski bedesteni çok andırır, ayakarı kesme taş, duvarları Horasanlı tonoz, kemer ve kubbeleri tuğladır. Kubbe ve kemerler sıvanmadığı için tuğla sıralar görünür."

"Bedesten ismi galattır. Doğrusu (Bezzazistan)dır ki ağır, bahalı, kıymettar kumaş ve eşya satan esnaf çarşısı demektir. Bu kelimenin orada muhtelif silâhlar alınıp satılması itibariyle - Arapça silâh demek olan (Bezez) den alınarak (Bezezistan) olduğunu da iddia edenler vardır. Sandal kelimesine gelince, bunun kayıkla bir alâkası yoktur, belki bu isim Hindistan’dan gelen kokulu ve sert Sandal ağacının satış yeri olması itibariyle de verilmiş olabilir."

TAM METİN